طلب العلم فريضة

Hikâyemiz

Bir Niyetin Peşinde: Evde Medrese’nin Doğuşu

Peygamber Efendimizin (s.a.v.) “İlim talep etmek her Müslümana farzdır” buyruğu, hayatımın her döneminde kalbimi meşgul eden en büyük pusulam oldu.

İstanbul’da medrese eğitimiyle başlayan ilim yolculuğum; İlahiyat fakültesi, Kur’an kursu öğreticiliği, seminerler ve farklı yaş gruplarıyla yürüttüğüm derslerle şekillendi. Ancak benim için asıl büyük mektep, iki kızımı kucağıma aldığımda başladı: Ev, annelik ve gündelik hayat…

Bir yandan evlatlarımı büyütürken bir yandan ilimle bağımı koparmamaya çalışmak, bana kadınların ilim yolculuğundaki o sessiz mücadelesini bizzat tecrübe ettirdi. Evin, çocukların ve gündelik koşturmacanın arasında öğrenmeye duyulan o derin özlemi; fakat zaman ve imkân bulmanın ne kadar zor olduğunu çok iyi biliyorum.

Tam da bu yıllarda zihnimde bir soru derinleşti:

"Kur’an’ı yalnızca okumak değil, hayatın tam ortasından anlamak nasıl mümkün olur?"

Beni en çok heyecanlandıran şey, bir âyetin tefsirini öğrenmenin ötesinde; o âyetin bugünün insanına, kaygılarına, sevinçlerine, evine ve çocuklarıyla ilişkisine ne söylediğini keşfetmekti. Bu merak ve muhabbet beni Tefsir alanında yüksek lisans yapmaya götürdü. Tefsirle derinleştikçe gördüm ki; Kur’an hayatın uzağında değil, tam merkezinde duruyor. O günden beri öğrendiğim her bilginin ardından kendime tek bir soru soruyorum:

“Peki, bunun hayatımızdaki karşılığı ne?”

Evlatlarımızın dünyasını, zihin gelişimini ve öğrenme süreçlerini daha doğru kavrayabilmek adına aldığım Çocuk Gelişimi eğitimi de bu yolculuğun en kıymetli tamamlayıcısı oldu. Çünkü biliyorum ki öğrendiğimiz hakikatler, ancak çocuklarımıza ve yuvamıza doğru bir dille aktarabildiğimizde meyve veriyor.

İşte Evde Medrese, tam da bu soruların ve arayışların dualı bir meyvesi olarak doğdu:

İlim öğrenmek için her zaman evden çıkmak zorunda mıyız?

Büyük binalara ya da yoğun programlara ihtiyaç duymadan, evimizin sakin bir köşesinde ilme yer açamaz mıyız?

Bizim Amacımız;

Yalnızca bilgi aktarılan dersler yapmak değil; Kur’an’la hayat arasındaki bağı yeniden kurabilmektir. Bir âyette kendini bulmak, öğrendiğimiz bir hakikati evimizin neşesine dönüştürmek ve bu yolda yalnız olmadığını hissetmektir.

Niyetimiz ve Duamız Şudur ki;

Burada öğrenilen her bilgi faydalı ilme dönüşsün. Bildiklerimiz bizi kibre değil tevazuya, çok konuşmaya değil güzel amele, yalnızca bilgiye değil marifete ulaştırsın. Attığımız her küçük adım, bizi Rabbimizi daha iyi tanımaya ve O’nun rızasına yaklaştırsın.

Eğer siz de evinizin bir köşesinden bu yolculuğa adım atmak, öğrenirken yalnız kalmamak ve öğrendiklerinizi hayatınıza taşımak istiyorsanız; hoş geldiniz.

Burası hepimizin evi, hepimizin medresesi. Gelin, bu güzel niyeti birlikte büyütelim.